22 HAZİRAN Cumartesi

Rota Patmos. Mahir ağabeyleri de ikna ettik. Onlar da geliyorlar. Gerçi yeni rolü sebebiyle sakin bir yerde kalıp, çalışmak istiyordu. Ama bir yandan da özellikle Amorgos'u görmek ve seyir yapmak için de yanıp tutuşuyorlar. Hepimizin ara ara takıldığı paradoks! İş ve zevk arasında bir seçim yapmak... Zevkli işleri olanların seçimlerini burada tartışmaya gerek yok, şimdilik )))
Sonuçta çıktık. En az 30 knot'larda bir rüzgar, dar apaz geliyor. Mendil kadar yelkenlerle zıpkın gibi gidiyoruz. Motor stop. Tam Melih ağabeyin sevdiği havalar. Dümeni kimseye bırakmayacak... Ekibin diğer kısmı uykuda. Mahir
hemen arkamızda, camadanlı tek cenova motor desteği ile geliyor. Ana limanın hemen kuzeyindeki koya
girdik demirledik. Oldukça rüzgarlı. Belki burada kalır analimana
karayoluyla gideriz, bakalım.
Mahir Ağabeyin üzerine demir atıp, bordaladık. Kısa biraz sohbet,
muhabbetten sonra fazla oyalanmayıp biz analiman için yola çıktık.

Rıhtımda yer bulup, kıçtan kara olduk. Alargada çok şık bir, kırmızı yelkenli var. Tek direk 4 gurcata. Uzun uzun seyrettim. Belli ki standart üretim bişey değil.
Herkes etrafa yayıldı. Ben yolda gelirken kopmuş rüzgar jeneratörü terminali ve elektrikçiden Baluna için 10 Amp cam sigorta aramaya gittim. 5 lik buldum. Şimdilik idare eder, 10'luğa kıyasla daha sık atacağı için çokça aldım.
Şehre yürüdük. Teknede kimse kalmadı. Pasaport görevlisinin
kontrol ettiğini söylenmişti.
Mahir Günşiray'lar koydan çıkıp ana limana gelmişler. Onları
karşıladım. Açıkta alargada kalmayı tercih ettiler.
Şehrin sokakları beraberce dolaştık. Sonrasında limanın
hemen arkasında, bir lokantaya oturduk. Ömer Deniz bir su tabancası aldı,
ortalığı terörize etti.
Restaurantın hemen yanındaki gözlükçüden gözlük 5 Euro ve
bol Taksim Direnişi sohbeti. Uzun yıllar İstanbul’da yaşamışlar.
Tekneye özellikle geç saatte vardık, kontrole takılmayalım
diye. Şimdilik asayiş ber kemal! Yattık uyuduk.