28 Haziran 2010 Pazartesi

Selimiye-Söğüt

Bir gece daha kalınca, bağlanma ücretini yeniden verdik haliyle, 40 TL...
Tekne çok büyüdü ama fiyatlar-Allahtan-aynı oranda artmadı! En azından Selimiye Muhtarlığının, daha büyük tekne alımını desteklediğini düşünüyoruzz.. ))
Denizden faydalandık biraz daha, vakitlice ayrılıp, Batıya doğru rota tutacağız.
Serdar'lar dün gece Bozukkale'de kaldılar. Burnu dönüp bu tarafa geçecekler.
Bu akşam bizim evliklik yıldönümümüz... Hep beraber buluşup, bir yerlerde yemek yeriz diye düşünüyoruz.
Selimiye çıkışta, önce Sığ Limanı, sonra teker teker Adaları pas geçtik, Dirsek yine kalabalık. Serdar arayıp Oğlan Boğuldu'da demirlediklerini suyun çok güzel olduğunu söyledi. Bunun üzerine yola devam etmeye karar veriyoruz.
Oğlan Boğuldu denilen yer, Yeşilova'nın güneyinde çok sert olmayan batılı rüzgarlara kapalı bir yer. Hava Lodos'tan, bu havada rahat rahat durulur... Zaten birkaç saat, yüzme molası vereceğiz.
Sağda solda başka tekneler de var, kıçtan uzun koltuk almış Serdar'ın üstünde manevra ederken, gaz kolu sıkıştı. En sevmediğim iştir bu tip arızalar, neyse bir şekilde hallettik, demir atmadan üstüne bağlandık.
Su harika, şnorkelle daldık, kalamarların resitalini izledik... Harikaydı!
Güneş alçalıyor. Bu akşam Söğüt'te Octopus Restaurant'da duracağız.
Vakitlice ayrıldık, havanın güneyli olmasından istifade pek bilmediğim güney kıyılarını izleyerek, Söğüt'e vardık.
İki tekne yanyana seyretmek zevkli oluyor.
Muhammed'in yerini (DenizKızı) pas geçip Octopus'a vardık.
İskelede tonoz halatı veren adamla yanlış anlaşma sonucu karaya oturduk! 15 ton tekne tornistanla kıpırdamayınca, hani normal prosedür "bumbaya çıkın, yana yatırın tekneyi" falan gibi uygulamaların ne kadar anlamsız olacağını farkettim!
Serdar kıçtan asılıyor, Restaurant sahibi de-belli ki tecrübeli bu konuda-dıştan takma 25 beygirle kafadan yüklenince bizim "şişman" kız kurtuldu takıldığı yerden.
İskeledeki son yeri kaptık, Serdar'lar üstümüze bağlandı.
İskeledekilerin hemen tamamı charter, çoğu da yabancı.
Restaurant'da bize dışarda masa yaptılar, güzel mezeler, güzel servis makul bir hesap ödedik, biraz maça baktık ve çıktık.
Gece maç bitince herkes teknelerine çekildi, elimde gırcalalar ile piyan yapıyor, oyalanıyorum. Bir yandan da keyif sigarası yaktım, fakat solumuzda biraz ilerde demirde bir tekneden gelen gürültü dayanılır gibi değil.
Restaurant sahiplerine ikazda bulundum, onlar da uygun lisanla teknedekileri uyardılar, ses kesildi...
Yattık uyuduk...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder