18 Şubat 2012 Cumartesi

YENİ MOTOR

Lotus'u daha ilk aldığımızda "yılların yıpratamadığı" yorgun Perkins'ten er geç birgün vazgeçmek zorunda olduğumuzu biliyorduk. İki yıl boyunca Lotus'un temposuna dayanmak için sınırlarını zorladı. Geçtiğimiz kış Kuruçeşme'de tamamen söküp yenilememiz de sanırım sadece geçici bir çözüm oldu!
Tecrübeme dayanarak söyleyebilirim ki bir deniz motoru eğer rektifiye edilmeye ihtiyaç duyuyorsa, bence tamamen gözden çıkarılmalıdır. 
Bu kış Volvo'dan iyi bir teklif gelince, fırsattan yararlandık ve D2-55 siparişi verdik. F serisi olan son model grupta diğelerinden farklı olarak 150A bir alternatör ve onun akıllı regülatörü de dahil. Yelkenciler için özellikle üretilmiş bu sistem oldukça güçlü bir kasnak ve kayış sistemi ile destekleniyor.
Buna ek olarak;
1-Motor kumanda paneli (panel olarak verilmiyor, ayrı ayrı göstergeler tarafınızdan monte edilecek dediler)
2-Ara bağlantılar (D2 serisi yarı elektronik bir motor. Motordan panele giden kablolar özel üretim ve bağlantılarla eklenebiliyor ancak.)
3-Gaz kolu ve gaz telleri (gerçi bunları kullanmamıza gerek kalmadı, bizimkiler zaten geçen yaz değişmişti)
4-ve MS25 manuel şanzıman. Biz açılı şanzıman sipariş ettiğimizi düşünüyorduk ancak İsvaç'ten yollanan malzeme düz olarak gelmiş. Hidrolik olan ile değiştirdik. HS25-A'da şaft açısı 8 derece eğimli. Yelkenli teknelerde hidrolik şanzıman kullanımı ile ilgili bir ikilem var ancak sorun olacağını düşünmüyoruz. Yalnız kaplin ile ilgili sorun yaşadık. Eski kaplini çıkartmamız gerekti, bu şanzımana uygun yeni kaplini ancak Denpar'da buldum.
D2-55 seçmemizin en önemli sebeplerinden birisi eski motor ile benzer ölçülere sahip olması. Malum Lotus'ta motor orta masa oturağının altında ve neredeyse sıfır giriyor o daracık boşluğa. Yeni makinenin tüm ayak ölçüleri aynı bir tek takozları daha geniş olduğu için delik aralıklarını biraz açmamız gerekti.
Bundan başka egzost hortumu kısa geldi uzattık bir de boiler hortum bağlantıları için rakor takmamız gerekti.
Zaten Volvo'da bloğu kendisi üretmiyor. Perkins tarafından üretilmiş blok. Bir büyük model 75'lik olanlar. Aslında o blokların boyutları da çok yakın birbirine ancak biz genelde deniz kullanımında Turbo makineleri tercih etmiyoruz.
Eski Perko'yu dostların (Umut Pelit ve Cengiz Göl) yardımıyla dışarı alıp, yenisini takmamız çok zor olmadı. Ne de olsa geçen seneden tecrübeliyiz...
Ancak ara bağlantılar ve şanzıman değişikliği konusunda maalesef Volvo ana servisinden ve onun ilgisizliğinden dolayı çok uğraşmak zorunda kaldık. Erol Ağabey ve Rıza olmasaydı işler sarpa saracaktı... Tabi Ömer'i de unutmamak lazım. Artık her sene bu aylarda Lotus'un mutfağında yeni bir panel yapmaktan sıkıldı sanırım! Hepsine binlerce teşekkür.

29 Aralık 2011 Perşembe

2011 Tamirat ve Teknik Detaylar-Devam

Yaz döneminde ve sonrasında Lotus'taki olağan tamirler, bakımlar ve onarımları ttp://www.lotusseyirdefteri.com/2011_teknik.html'da anlattık. Bu dönemde tekne genelde aşağıda olduğu için başa gelen sorunların çözümü de daha meşakkatli ve zor oluyor haliyle. Ama ekibin tamamı artık tekneye aşina, majör sorunlarımızın çoğunu çözdük ancak motor konusunda yeni bir tane alımına doğru gideceğiz gibi duruyor. Volvo'dan gelen mantıklı fiyat teklifi ile D2-55 için bir sipariş verdik bile...

7 Aralık 2011 Çarşamba

Tekrar Boğaz'dayız...

Güzel ve dolu dolu geçen bir yazın arkasından, bir takım aksiliklerin de üst üste gelmesiyle uzun süredir kayığı yukarı çıkartamamıştık. Havaların da hep sert ve kuzeyli esmesinin getirdiği üşengeçlikle Lotus yaklaşık 2 aya yakın Orhaniye'de Begonville Restaurant iskelesinde kaldı.
O bölgedeki dostlar Erol Akyiğit, Ateş Erim ve hatta Tuncer Ağabey (Eliçin)'in gözetiminde rahat bir dönem geçirmiş. Doğrusu almaya gittiğimizde neredeyse gelmemek için diretti, "nasılsa 3-5 ay sonra beni yine buralara geri getireceksiniz, ne işimiz var şimdi Boğaz'ın soğuk sularında-sert rüzgarında" diye serzenişte bile bulundu...
Yine parça parça yaptığımız kuzey yolculuğunun detayları çok yakında Lotus Seyir Defteri'nde...
Bu yorucu ve zaman zaman çok sert yolculuğun akabinde, seferden dönen bir Alman zırhlısının Brest'te kuru havuza alınması gibi bizi uzun bir "yapılacaklar" listesi bekliyor. Önümüzdeki günler Kuruçeşme sahili yine hummalı çalışmalara sahne olacak. )))

Levo'nun objektifinden, Evrensel ile beraber Boğaz'a girerken...