Yahşi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yahşi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ağustos 2008 Cumartesi

BODRUM-ASTİPALİA/2008-II

YAHSİ – GÜMÜŞLÜK
Sabah kahvaltıya siteye gittik, İdil’le oturuyoruz, Mehmetler henüz ortalıkta yok ama gözümüz sitenin girişinde. İdil gelenlere bakarken şu çocuk da ne kadar Barbaros’a benziyor dedi, ben de aynı anda ulan şu kız da amma Merve’ye benziyor diye düşünüyorum ama söylemiyorum. İdil Barbaros deyince ben de Merve dedim, yok onlardı, değildi derken, aaa olacak şey değil dünya küçük işte, Barbaros bu, diğeri de annesi Merve. İdil bir koşu Barbaros’a sarılıp kaptı, herkes şaşkın. Meğerse onların bir arkadaşı da aynı sitede eve tutmuş, o gün de onları oraya davet etmişler. Biraz sonra Atilla’da çıka geldi. Ne güzel oldu. İyi muhabbet, sonra Mehmetler de geldi, olay büyüdü.
Bir müddet sonra Barbaros kayboldu, aramalar yapıldı, dağılıp arandı, falan filan derken bu sefer de Barbaros bulundu tekne kayboldu… Ama Mehmet ve Nalan’ın tüm aile eşrabı da kayıp Allahtan. Tahmin ettik bunlar karambolde açılıverdiler diye. Anca öğleden sonra dönebildiler. Bu arada Barbaros’un kaybolmasından ve oranın çok gürültülü ve kalabalık olduğuna hükmeden Merve hemen Gümüşlüğe dönmeyi istedi ve onlar gittiler. Atilla’da o sabah bir sürü taze balık almış akşam bizi yemeğe davet etti.
İdil de hep tekneyle Gümüşlük’e gitmeyi istiyordu. Bizim planlara aslında süper uymuyor ama olsun. 4 gibi çıktık, kısa yol değil, en az iki saat yani. Yelken ve bazen motor 6 gibi vardık, alışverişi de Gümüşlükten yapmayı planlıyoruz. Atilla’nın teknesi Cool Breeze de orda, ona yakın bir yere demirledik, içerisi tekne kaynıyor bu arada, tekneler koyun ağzından taşacak neredeyse, öyle bir durum var. Ama müthiş korunaklı harika bir koy. Zamanında Mindoslular mesken tutmuş buraları, dolayısıyla hesapta sit alanı göya buralar, ki Allahtan öyle, bir de sit alanı olmasa ful ağzına sıçılır buranın, koyun içini bile betonla, siteyle doldurur bu yağmacı zihniyet. Şu anda ağzına sıçılmışlıkla sıçılmamışlık arasında bir nokta. Bir de son senelerdeki tarihinde önemli olay Nurettin Ersin Paşa durumu. Mindoslular gibi o da burayı mesken tutmuş, kendi çapında sit alanı oluşturmuş. Nurettin Ersin, Kenan Evren’in devresi, 12 Eylül’ün önemli paşalarından, şimdi kendisi sizlere ömür. Atillaların kaldığı evde Nurettin Paşa’nın meşhur evi, varisleri kiraya veriyormuş artık.
Neyse allah rahmet eylesin, adamcağızın evinde Atilla’nın yaptığı süper balıkları ve zeytinyağlı fasulye, barbunyaları keyifle mideye indirdik.

17 Ağustos 2008 Pazar

BODRUM-KOS-PSERİMOS-KALİMNOS-LEROS-YAHŞİ/2008-IX

KOS – YAHŞİ
Nalan’ın ailesi Yahşi de yazlık ev tutmuş, tekneyi oraya bırakma planı var. Biraz dolandıktan sonra, Aspat, Bağla falan derken bulduk Nalanları. Bir tonoza bağlanıp botla Eda’yı karaya bıraktım, taksi geldi ve Eda uçağa rahat yetişti, Sapanca’ya gidecek o gün ve ertesi gün iş hayatına geri dönüş…
Demir için çok uygun bir yer, deniz harika, Yeşilyurtlular sitesi diye bir yerde kalıyorlar, oldukça yeşil.
Tekneyi tonozdan alıp uygun bir yere demirledik. Zemin kum çok iyi tutuyor, derinlik 4-5 m.
Hep beraber karaya çıktık, Nalanlarla muhabbet, deniz sefası kahvaltı mahvaltı derken öğleden sonra oluverdi, benim uçak 20.30 da, Nur 9 da veya 10 da otobüsle gidiyor, Esra ise şanslı, bir hafta daha Bodrum’da, abisi Engin de kalıyor. Engin de kız arkadaşı Pınar’la geldi, ekip bayağı büyüdü.
Tekneyi temizleme planım var, Esra, Nur, ben tekneye döndük. Eşyalarımızı topladık, teknenin yerini değiştirip 1 hafta kalabilecek kimseye engel olmayacak bir yere demir attım. Tekneyi bayağı bir pırıl pırıl yaptık, karaya çıktık ve Bodrum Havaş’a doğru, Nalanlarla vedalaştıktan sonra gazladık.