Gümüşlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gümüşlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ağustos 2008 Pazar

BODRUM-ASTİPALİA/2008-III

GÜMÜŞLÜK – VLİKADHİA (KALIMNOS)
Sabah süper rüyalara dalmışken, güm diye şiddetli bir sesle uyandırıldım, nooluyor diye bakmaya fırladım, meğerse Atilla ve Barbaros botla gelip refleks testi ve uyandırma harekatı yapıyorlar. Hızlı tepkimden dolayı aferin aldım.
Barbaros bizim teknede oyuna dalmışken Atilla’da fırsattan istifade kendi teknesine gidip motoru falan çalıştırdı. Sonra hep beraber Atillalara kahvaltıya gittik. Mükellef ama sağlam bir kahvaltıdan sonra alışveriş ve akabinde haydi yolcu yolunda gerek artık diyerek vedalaştık, Mervenin kalın burada naapıcaksınız Yunan adalarında ısrarlarına rağmen botumuza atladık yallah tekneye. Merve Yunan adalarından niyeyse anormal soğumuş, hiçbir gücün artık kendisini o adalara götüremeyeceğini söylüyor. Ne adaları ne de insanlarını sevmiş.
Aldığımız eşyaları yerleştirip, koydan çıktık, böylece bir tekneye daha yer açılmış oldu, herhalde ufacık yerde en az 25 tekne vardır. Yelkenleri bastık, ful arma Kalimnos’a doğru yol alıyoruz, 2-3 tramolayla Vlikadhia girişine geldik, içerisi çok korunaklı ve sakin. Buraya 4 sene önce de gelmiştim. Demir tutmasının zor olduğu bir yer. 4 sene önce Mustafa sabah denize atlarken, tüm gece tutmuş olan demir bir anda kurtulmuş tekne kayalıklara sürüklenmişti, ben kayalıkların üstüne çıkıp nasıl olduysa tekne hiçbir yere değmeden tutuvermiştim. O zaman şanslıydık, ama bu sefer işi şansa bırakmamak için, rüzgar esen taraftan kıçtan kara, uzun demir güzel sağlam durduk. Akşam çok sakin olan koyda güzel bir yemek yedik, şarap içtik. Keyifli keyifli yatağımıza çekildik.

23 Ağustos 2008 Cumartesi

BODRUM-ASTİPALİA/2008-II

YAHSİ – GÜMÜŞLÜK
Sabah kahvaltıya siteye gittik, İdil’le oturuyoruz, Mehmetler henüz ortalıkta yok ama gözümüz sitenin girişinde. İdil gelenlere bakarken şu çocuk da ne kadar Barbaros’a benziyor dedi, ben de aynı anda ulan şu kız da amma Merve’ye benziyor diye düşünüyorum ama söylemiyorum. İdil Barbaros deyince ben de Merve dedim, yok onlardı, değildi derken, aaa olacak şey değil dünya küçük işte, Barbaros bu, diğeri de annesi Merve. İdil bir koşu Barbaros’a sarılıp kaptı, herkes şaşkın. Meğerse onların bir arkadaşı da aynı sitede eve tutmuş, o gün de onları oraya davet etmişler. Biraz sonra Atilla’da çıka geldi. Ne güzel oldu. İyi muhabbet, sonra Mehmetler de geldi, olay büyüdü.
Bir müddet sonra Barbaros kayboldu, aramalar yapıldı, dağılıp arandı, falan filan derken bu sefer de Barbaros bulundu tekne kayboldu… Ama Mehmet ve Nalan’ın tüm aile eşrabı da kayıp Allahtan. Tahmin ettik bunlar karambolde açılıverdiler diye. Anca öğleden sonra dönebildiler. Bu arada Barbaros’un kaybolmasından ve oranın çok gürültülü ve kalabalık olduğuna hükmeden Merve hemen Gümüşlüğe dönmeyi istedi ve onlar gittiler. Atilla’da o sabah bir sürü taze balık almış akşam bizi yemeğe davet etti.
İdil de hep tekneyle Gümüşlük’e gitmeyi istiyordu. Bizim planlara aslında süper uymuyor ama olsun. 4 gibi çıktık, kısa yol değil, en az iki saat yani. Yelken ve bazen motor 6 gibi vardık, alışverişi de Gümüşlükten yapmayı planlıyoruz. Atilla’nın teknesi Cool Breeze de orda, ona yakın bir yere demirledik, içerisi tekne kaynıyor bu arada, tekneler koyun ağzından taşacak neredeyse, öyle bir durum var. Ama müthiş korunaklı harika bir koy. Zamanında Mindoslular mesken tutmuş buraları, dolayısıyla hesapta sit alanı göya buralar, ki Allahtan öyle, bir de sit alanı olmasa ful ağzına sıçılır buranın, koyun içini bile betonla, siteyle doldurur bu yağmacı zihniyet. Şu anda ağzına sıçılmışlıkla sıçılmamışlık arasında bir nokta. Bir de son senelerdeki tarihinde önemli olay Nurettin Ersin Paşa durumu. Mindoslular gibi o da burayı mesken tutmuş, kendi çapında sit alanı oluşturmuş. Nurettin Ersin, Kenan Evren’in devresi, 12 Eylül’ün önemli paşalarından, şimdi kendisi sizlere ömür. Atillaların kaldığı evde Nurettin Paşa’nın meşhur evi, varisleri kiraya veriyormuş artık.
Neyse allah rahmet eylesin, adamcağızın evinde Atilla’nın yaptığı süper balıkları ve zeytinyağlı fasulye, barbunyaları keyifle mideye indirdik.