NİSİROS - YİALİ – KARDAMENA
Teknenin önünde durduğu tavernada kahvaltı ettik bu sefer, sonra rıhtımdan ayrılıp, demirimizi alıp, çok sevmiş olduğumuz Nisiros’a veda edip, karşı minik ada Yiali’ye doğru yelken bastık. Yine 2.camadan ancak iyi zaten. 3-4 tramolayla Yiali’de bir koyu tutturup demirledik, denize girdik. Deniz güzel, kum. Kumsallar da var, fakat adada çok büyük bir maden ocağı var. Ponza taşı çıkartıyorlarmış. Dolayısıyla hafif bir gürültü geliyor ve gemilere boşaltma yapmak için uzun platformlar kurulmuş. Ve tabi gemi falan da oluyor bazen. Sonra demir alıp, adanın diğer ucundaki kumsallara bakıp (yani batıya doğru), ki buralar daha hoş gibi, adayı dolanıp, yelkenleri yine basıp, 2. camadan, 1/3 cenova 7-7.5 knot (gerçek 6-6.40 knot olmalı) Kardamena’ya (Kos’un ortasında güneyde) doğru seyretmeye başladık. Deniz çalkantılı ama çok güzel gidiyoruz. Kısa sürede Kardamena’yı bulduk, limanı büyütüp düzenlemişler, yine bile yer sıkıntısı var. Kıçtan kara yanaştık. Sonra bir tekne yanınıza sağışabilirmiyiz diye izin istedi, iyicene sıkışarak o da durdu. Şimdi biri 40 öbürü 43 feetlik iki teknenin arasında acayip sıkışmış durumda duruyoruz.
Kardamena karaktersiz bir eğlence kasabası, havaalanına 5 km olduğu için çok package turizm alıyor, gece hayatı ünlü. Rıhtım gündüz sessiz sakin, 9 gibi dayanılmaz bir gürültü başlıyor, ne halt ettik de buraya geldik oluyor insan. Allahtan herifler yine de medeni gece 12:00 dedin mi, müzikler susuveriyor. İzin verilen, sesi sadece içerde duyulabilen bir kaç diskoda hızını alamayanlar devam edebiliyor.
Kardamena’nın hemen sağında solunda plajlar var, deniz güzel, genelde kumsal.
Akşam teknede yemek yedik, Mehmet’in bir aylık logunu okuduk, kısmen okuyamadık, yazısı bozuk abi, doktor işte, reçete gibi log yazıyor hipna kılıklı köt.
1 Ağustos 2008 Cuma
YALIKAVAK-YUNAN ADALARI-BODRUM/2008-VIII
31 Temmuz 2008 Perşembe
YALIKAVAK-YUNAN ADALARI-BODRUM/2008-VII
Vasilisli volkanı terk ettik, 3 otobüsüne kadar yalnız Vasilis. Biz tepeye Moni Agiou’ya. Manastırda kimseler yok, volkan ve deniz manzaraları var. Sonra toprak ve zor bir yoldan aşağıya indik, Ag Marina, bizim motor için zor bir yolculuk oldu. Hiç bir şey yoktu aşağıda, inilmesi hiç gerekmeyen bir yer. Çıkışta İdil’in 2-3 kere motordan inmesi gerekti.
Ordan çok güzel olduğunu düşündüğümüz tepe kasabası var, kraterin diğer ucundaki Nikea’ya yollandık. Artık harika demekten sıkıldım ama yok be kardeşim yani bu kadar da olmaz ki, al birini vur ötekine, buraya da gel de aşık olma. Anlatılamaz, görülmesi lazım. Volkan ve deniz manzaraları, Tilos’un görünüşü (geçen sene Tilos’a gitmiştik). Köy meydanında dondurma yedik, kahvenin sahibi yaşlı ama çok çapkın bir arkadaş, İdil’e usturuplu bir öpücük yollamış uzaktan. Karşıki kahveyle (zaten iki kahve var) sıkı rekabet halindeymişler.
Bir de görülmeğe değer bir volkan müzesi var, ona da gittik. Sonra denize girmeye aşağıya Avlaki’ye… Minnacık limanımsı bir şey. İki kayık zor girer. Biz gittiğimizde nüfus 3 kişiydi, umutsuz yere balık avlamaya çalışan sonra da aman nerde bu balıklar diye bakmak için olmalı arada sırada denize giren bir balıkçı, bir de bir köşede beton mendireğin üstünde güneşlenen sevimli bir çift. Biz de beton mendireğin üstune, eh artık bu kadar yol gelmişiz bir konuşlandık. Öyle ahım şahım bir yer değil yani, ama yavaş yavaş pek keyiflendik, yattık, sonra denize girdik, taşlık ve kayalık olduğu için çok balık var, ama bizim adamcağız bir tane bile tutamamış. Bayağı bir balıkları inceledik, yengeç aradık, keyif yaptık, komşularımızla selamlaştık. Sonra giyinip el sallayıp yeniden yola koyulduk. Klasik şekilde bizim oradaki plajın duşlarında meraklı insanların bakışları altında hızlı ve atik şekilde duşumuzu alıp, önce bir tekneye uğrayıp, ordan Mandraki’ye gazladık. Üç beş hediyelik bişiler alıp yemek yiyeceğiz.
29 Temmuz 2008 Salı
YALIKAVAK-YUNAN ADALARI-BODRUM/2008-V
KOS-NİSİROS (Pali)
Sabah kahvaltı ve evrakları aldıktan sonra, çıkışımızı ihbar edip Nisiros’a doğru seyrimize başladık. Yan komşumuz Nisiros’un limanının yenilendiğini ve çok güzel olduğunu söylemişti, girişi de kuzey yerine doğudanmış artık. Rod Heikell’e kaydettim değişikliği.
Hava iyi sertledi, camadan vurmak şart, tekne hiç söz dinlemiyor, Ak Fokas’ın açıklarında hava patladı, 1. camadanı vururken gördüm ki 2-3 araba kırılmış, sanıyorum yelken şiddetli çırpınırken kırılmış olmalılar. 2. dereceden camadan vurulabilir. Bu arada hava da 2. camadanlık şaka maka.
Ben uğraşırken İdil baktı, iki tekne daha uğraşıyor, camadan mamadan ve vazgeçip geri döndüler, marina istikametine. Sabahki haberler, İstanbul yağışlı, o zaman hava kötü olur buralarda, Murat diyor ki 8 hava olacak, ben marinada baktım 4-5 veriyor bizim buralara ama hava 5’den fazla.
Arabaların kırık olması kötü, tüm geziyi 2. camadanlı geçirmek zorundayız ama Bodrum’a dönüşte yaptırırız diye düşündüm, çok çalkalanıyoruz, rüzgar ıslıklar çalıyor, tekneler geri dönüyor, 4-5 arabamız kırık, motor belli devirlerde vuruntulu.
2.camadanla bu havada süper rahat gideriz diye düşündüm, vurduk 2.camadanı, çok az cenova hız 7.5-8 gösteriyor, süper güzel tutturduk Nisiros’a rotayı. Güzel bir seyirden sonra limana girdik (Pali), sağlam esiyor tekne yerinde durmuyor. Bir senelik unutmuşluk yine devrede, yine bot kaçtı, neyse biraz zahmetli manevralarla kıçtan kara yaptık nihayet. Botumuzu da sonradan bayağı muhabbet edeceğimiz Dimitris, sağolsun, baktık küreklere asılmış getiriyor. Dimitris profesyonel dalgıç, İsveç de iş çıkınca gidip dalıyor, onun dışında Nisiros’da evleri boyuyor veya yoluna ne çıkarsa o işleri yapıyor, kendi deyimiyle.
Onun yemek yediği yerde yedik sonra biz de. Hemen bize bir kiralık motor ayarladı, 10 Euro günlüğü. Nerelere gideceğimizi anlattı. Emborios’da oturuyormus kendisi kocaman Enoru tarzı bir motoru var, giyimiyle tipiyle bir Nisiros kovboyu, karakter bir insan, iyi birisi, anlattıkları bazen hafif uçuk ama ikimiz de sevdik Dimitris’i.
Nisiros ne zamadır, ilgimizi çeken bir ada, uygun ama aktif bir volkan, üstünde hiç sivrisinek yaşamıyor. Krater ve patlama bölgeleri hala duruyor, görülmesi gerek. Adanın bize verdiği ilk izlenim müthiş hoş. İnsanları, atmosferi, çok çok güzel, pek memnunuz.